![]() |
Bilindiği üzere bir zamanların meşhur korku filmi Çığlık filmindeki o meşhur maske, Edward Munch'un bu aynı adı taşıyan çalışmasından esinlenilerek yapılmıştır.
Peki bu resim bize ne anlatır ? Neden itici gelmesine karşın, ilginç bir şekilde izlemekten haz duyarız. Sanat mutluluğu estetiği, göze hoş gelen şeyleri, bize sunmak için ortaya çıkmış bir şey değil midir ?!
Ancak Much'un eserleri eti ile kemiği ile bağırmakta, rahatsız etmekte ve orada durarak canımızı sıkmaktadır. Çünkü sanat böyle bir şeydir. Rahatsız etmeli korkumuz olmalı ve nihayetinde insanlarına derdini anlatabilmelidir.
Munch Dışavurumcu bir ressam olarak böyle düşünüyordu. Çünkü o doğanın yansımasını değil, içimizde ne yansıttığına bakıyordu. Duyguların düşüncelerin ve ne hissettirdiğinin 2 boyutlu aktarılmasıdır Çığlık tablosu.
Munch bir akşam üzeri, Ekeberg tepesinde yürüyüşe çıkmıştı. Birden gözü gökyüzüne kaydı, Oslofjord'un gökyüzü kıp kızıldı. Much bu doğanın çığlığı olmalı dedi. Ve gördüğü şeyi eksiği fazlası olmadan tuvaline aktarıp, sonraki nesle oldukça farklı bir bakış açısı getirdi.
Bu resme dikkatli bakmalısınız, bu aslında biziz, yada her gün altından geçtiğimiz gökyüzünün kendisi...
Jan Vermeer bu yapıtı ile günümüzde halen çözülemeyen bir sırra imza atmıştır. Üzerinde en çok soru sorulan resimlerden bir tanesidir.
İlk soru şudur. Bu resim fotoğraf makinesinden yüzyıllar önce yapılmasına rağmen, fotoğrafik etki nasıl yaratılabilmiştir ? Söz gelimi Fotoğraf makinesinde odaklanan kısım net çevresi daha fludur. Aynı şey bu resim içinde geçerlidir. Sanatçı gözümüzle nereye bakmamız gerektiğini ayarlamıştır diyebiliriz. Fotoğraf makinesinden yüzyıllar önce resimde fotoğraftan çalışmış gibi durmaktadır. ( Bir takım sanat tarihçileri ilkel fotoğraf makinesi olan Camera obscura kullandığında hemfikirdirler. Ancak hiç biri böylesi bir etki yaratmamaktadır.
Bu resmi Vermeer satmak için değil kendisi için yapmıştır. Atölyesine gelen bir alıcı Vermeer'in bir resmini almak istemiş, ancak elinde hiç resim olmadığından müşterisini kaçırmıştır. Bu durumu hayıflanan Vermeer işe koyulur.
Bu çalışma onun vitrin resmidir diyebiliriz. Bilinen 12 kızı vardır. Ancak Resimdeki model kızlarından biri değildir. Sonradan anlaşılmıştır ki, resimdeki kadını, model olmadan hayalden resmedilmiştir. Başındaki mavi yapraklardan, Yunan mitolojisinde İlham perisini, Cluo olduğu anlaşılmıştır.
Öte yandan o siyah beyaz damalı taban da tamamen hayal ürünüdür. O dönemde kolay kolay hiç bir evde o tarz bir döşeme yoktur. Sadece belli zengin evlerde çok az bir yerde kullanılmaktadır.
Son olarak Resim öylesine etkileyicidir ki, öndeki ressam ayağa kalkıp kızın yanına gitse, kızdan en az 2 3 katı büyük olacağını ve inanılmaz bir orantı hatası olduğunu fark edemiyoruz. Kızın boyu anormal derecede küçüktür. Ya da öndeki figür bir devdir.
Bu resim yüz yıllar sonra tarihin en tekinsiz sanat koleksiyoneri, Hitlerin baş yapıtı olacaktır. Hitler zamanında tam on bin sanat eseri toplamayı başarmıştır. İngiliz Kraliyet müzesinde şuan 2 bin eser bulunduğunu düşünürsek, kaç tane müze kurulabileceğini kestirebiliriz..
Yaşlı bir adam donmuş sert toprağı epey bir kazmış. Kendisini işine belki de öylesine bir kaptırmıştır ki, ölüm meleğinin yavaşça yanına inip, yeşil renkteki ruhunu yavaşça ellerinin arasına aldığını bile sonradan fark ediyor.
Sembolist akımının öncülerinden,Carlos Schwabe yakın bir dostunu kaybettikten sonra, ölüm üzerine ciddi düşüncelere dalmıştır. Resimde bir mezarcının kazdığı mezarın aslında kendi mezarı olduğuna tanık oluyoruz. Resimdeki kara melek avuçları arasında yaşlı mezarcının ruhunu tutuyor. Karların arasında uçları çıkmış, filizler ise belki de ölüm ve doğumun döngüsünü temsil ediyor.
Resimdeki kara melek, ressamın karısıdır.
Ünlü Ressamlar ve Eserleri Dünyanın En Güçlü Fırçaları Kimler İşte Buyrun | izlesene.com



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder